Türk Psikolojik Danışma ve
Rehberlik Derneği Genel Başkanı
Prof.Dr.Binnur Yeşilyaprak’ın
IX. Ulusal Psikolojik
Danışma ve
Rehberlik Kongresi Açılış Konuşması
17 Ekim 2007 9 Eylül Üniversitesi, İzmir
Değerli Katılımcılar,
Psikolojik Danışma ve Rehberlik Alanında
gelenekselleşen bir kongrede yine birlikteyiz IX.Ulusal
PDR kongresine hoş geldiniz. Öncelikle, toplantıyı
organize eden ve ev sahipliği yapan Dokuz Eylül
Üniversitesi sayın rektörü Prof.Dr.Emin Alıcı’ya,Eğitim
Fakültesi Dekanı Sayın Prof.Dr. Ferda Aysan’a,
Eğitim Fakültesinde ilgili alan öğretim elemanları
ve öğrencilerine teşekkürlerimizi sunuyorum..
Kongre;ana temasına hakkını veren bir programla
bizleri kucaklıyor.21.yüzyılda dünyada ve ülkemizde
meydana gelen sosyo-ekonomik ve politik değişimlerin
yarattığı yeni paradigmaları; alanımız açısından
irdelemek,üstelik bunu kültürlerarası perspektif
yanı sıra,disiplinlerarası yaklaşımlar ile ele
alınmasına olanak sağlayan bir organizasyonla yapmak
bence bu kongrenin en önemli ,en çok vurgulanması
gereken özelliğidir.Bu zor görevi büyük bir özveri
ve başarı ile yerine getiren ekip gerçekten takdiri
hak ediyor.
Psikolojik Danışma ve Rehberlik alanı,belki de
insanın varoluşunu sorgulamaya başlaması kadar eski
bir geçmişe dayanmaktadır.Ancak bir displin olarak
kuram ve uygulamaya dayalı hizmetlerin ülkemizde
eğitim sürecine girmesi 1950’lerde söz konusu olmaya
başlamış ve okullarda bu hizmet alanı 1970’lerden
itibaren yer almıştır.Ülkemizde bu alanın
gelişiminde özel bir rolü ve önemi olan mesleki
derneğimiz hakkında, bu fırsatdan yararlanarak ,
bazı bilgiler vermek istiyorum. .
Türk PDR-DER’in Kuruluşu
Türk Psikolojik Danışma ve Rehberlik Derneği;
bir mesleki kuruluş olarak;
“ Bu alanda çalışanlar arasında birlik, beraberlik
ve mesleki dayanışma sağlayarak, Psikolojik Danışma
ve Rehberlik bilim dalının ve meslek alanının
ülkemizde gelişmesini sağlamak” amacıyla 1989
yılında kurulmuştur. Derneğimiz;
• Psikolojik Danışma ve Rehberlik alanında
çalışanların sosyal, bilimsel, mesleki, kültürel
yönden gelişmelerine yardım etmek.
• Meslek üyelerinin haklarını korumak ve savunmak.
• Psikolojik Danışma ve Rehberlik alanında kuramsal
ve uygulamalı çalışmalarla oluşan birikimin toplum
yararına kullanılmasını sağlamak için, ilgili tüm
alanlarda etkinliklerde bulunmayı amaçlamaktadır.
Faaliyetleri:
1- Bu amaçlarına yönelik olarak, kurulduğu
günden beri aktif olarak çalışmalar yapan
derneğimizin en önemli etkinliklerinden biri 1990
yılından beri düzenli olarak yayınladığı Psikolojik
Danışma ve Rehberlik Dergisidir. En son 28.sayısını
yayınladığımız bu dergi, bilimsel bir yayın olarak
alanımızdaki akademik çalışmaların, bilimsel
araştırmaların izlenmesi için önemli bir başvuru
kaynağıdır. Dergimiz, uluslar arası indekslerin
bazılarında taranmaktadır.
2- Derneğimizin diğer bir yayını, yine yılda iki kez
olmak üzere, daha çok uygulamanın içindeki
psikolojik danışmanlara yönelik olarak,
faaliyetleri, uygulamaları, yeni yayınları tanıtan
ve etkinlikleri duyuran bir dergi niteliğindeki Türk
PDR-DER bülteni 14.sayısına ulaşmıştır.
3- Kuşkusuz dernek organizesiyle gerçekleşen en
önemli etkinliklerden biri iki yılda bir ulusal
düzeyde, yabancı konuk konuşmacıların katılımıyla
gerçekleşen “Ulusal Psikolojik Danışma ve Rehberlik
Kongreleri”dir. Bu kongrelerimizin ilki 1991 yılında
gerçekleştirilmişti.
4. Alan akademisyenleri olarak bizlere umut ve
heyecan veren bir diğer kongre ise 4 yıldır PDR
Öğrencilerinin yine derneğin organizesinde
düzenledikleri Ulusal Kongrelerdir. IV.Ulusal PDR
öğrencileri kongresi yoğun bir katılımla 12-14
Temmuz 2007 tarihlerinde İnönü Üniversitesi, Eğitim
Fakültesinin ev sahipliğinde gerçekleştirilmiştir.
5- Bir diğer ulusal düzeyde organize ise , Mersin
Üniversitesinin önerisi ile 2006 yılında başlatılan
“Ulusal PDR Uygulamaları Kongresi’dir.
Kongrelerimizin alanımızın gelişmesine bilimsel
düzeydeki katkıları kadar, alandaki sorunlara çözüm
arama, uygulamaya dönük yeni çalışmaları paylaşma,
birlik ve beraberlik duygularını pekiştirip güçlenme
ve mesleki kimliğimizi kamuoyuna tanıtma açısından
çok önemli bir işlevi vardır.
6- Gerçekleştirmekte olduğumuz önemli organizelerden
biri de PDR programlarını yürüten anabilim dalı
başkanlarını bir araya getirerek gerek programların
akredite ve geliştirilmesi gerekse alana yönelik
sorunların çözümlenmesinde ortak tavır ve
politikaların geliştirilmesi amacıyla toplanan PDR
Anabilim Dalı Başkanları toplantısıdır. En son VI.toplantımızı
Mart ayında Gazi Üniversitesinin ev sahipliği ile
gerçekleştirdik.
7. Meslekleşme sürecinde önemli bir kriter olan
“meslek etiği ” oluşturabilmek için 1995 yılında
derneğimiz tarafından, alan akademisyenlerince Etik
Kurallar oluşturulmuş ve yayınlanmıştır. 2006
yılında Etik Kurallar yeni bir akademik komisyonca
güncellenip geliştirilerek yeniden yayınlanmıştır.
Ayrıca dernek, alan uygulayıcılarına yönelik gelen
şikayetleri inceleyerek etik süreci işleten bir
“Etik Kurul”a sahiptir.
8. Derneğimizin çalışmaları arasında, alan
elemanlarına yönelik hizmet-içi eğitim seminerleri,
okullara,kamu ve özel kuruluşlara yönelik
konferanslar, paneller toplantılar ve danışmanlık
hizmetleri, “ana-baba okulu” gibi uygulamalar yer
almaktadır.
Birçok kamu, özel ve resmi kuruluşla uzmanlık
ilişkilerini sürdüren ve danışmanlık hizmeti veren
derneğimiz aynı zamanda alanında uluslar arası kurum
(örneğin: CACREP, NBCC, ISPA vd.) ve kişilerle
işbirliği yaparak gerek alanın gelişimi, gerekse
alan elemanlarının özlük hakları ile ilgili
çalışmaları sürdürmektedir.
Ulusal Ruh Sağlığı Politikası, Psiko-Sosyal Destek
Projeleri ve Eğitim ile ilgili birçok projede yer
alarak katkı sunmaktadır.
Halen genel merkezin dışında İstanbul, Adana,
Eskişehir,İzmir,Samsun olmak üzere 5 şube ve
üniversitelerdeki temsilcilikleriyle, psikolojik
danışma ve rehberlik alanındaki akademisyenleri,
alanda çalışan elemanları ve öğrencileri birleştiren
bir mesleki örgüt olan Türk PDR-DER, gerek devlet
kurumları, gerekse özel kurumlar karşısında son
derece saygın bir konuma gelmiştir.
Derneğimizin tüm çabası ve amacı, alanımızın
Türkiye’de “Profesyonel bir meslek” olarak tanınıp
kabul edilmesini sağlamaktır. Çünkü bu gün toplum
olarak yaşadığımız pek çok sorun, “İnsana değer
veren ve insanca yaşama koşullarını sağlayabilen”
sosyal, siyasal ve ekonomik düzeye ulaşmamış
olmamızdan kaynaklanmaktadır. Alanımız açısından bu
sorunlara temel çözüm yaklaşımımız “gerek ailede ve
gerekse eğitim sürecinde demokratik ve bireyi merkez
alan anlayışı gerçekleştirebilmektir.” PDR alanı,
bireye değer veren, kabul eden ve onun gelişimine
uygun koşulların oluşturulmasını sağlayarak her
bireyin kendini gerçekleştirmesine yardım eden
psikolojik destek hizmetlerini kapsamaktadır.
Rehberlik ve Psikolojik Danışma alanında, önceki
dönemlerden beri büyüyerek gelen bazı sorunların çok
kısa sürede çözümlenmesinin beklenemeyeceği,
geçmişte çözüm arayışına yönelik yanlış
uygulamaların meslek alanı olarak gelişmemize ciddi
zararlar verdiği göz önüne alınarak, sorunlara
bilimsel ilkeler ve meslek etiği doğrultusunda
yaklaşılmasını gerekli görüyoruz.Halen sürmekte olan
“alandışı atamalar”, kadro ve unvan sorunları,
meslekleşme sürecinde en önemli engelleyiciler
olarak durmaktadır.
Toplumun psikolojik hizmetlere duyduğu gereksinime
bağlı olarak üniversitelerimizde bu alanda eğitim
veren programların sayısı ve kontenjanları hızla
artmaktadır. Ancak bu alanda nicelik kadar niteliğe
de önem veren bir anlayışla doğru politikaların
belli bir zaman süreci içinde, öncelik ve aşamalık
ilkelerine göre gerçekleştirilmesi önem
taşımaktadır.
Türk PDR-DER’den Beklenen
Mesleki örgütlenmemizin 17. yılını tamamlayarak
ulaştığımız bugünkü konumla Türk Psikolojik Danışma
ve Rehberlik Derneği, alandaki sorunların çözümü
için gerekli stratejiler oluşturma, ilgili kurumlar
arasında işbirliği ve koordineyi sağlama,
gelişmeleri izleme ve değerlendirme işlevini
sürdürecektir.
Bu işlevini, ülkemizde PDR hizmetlerinin, topluma ve
bireylere yeterli bir düzeyde sunulması için
üstlendiği misyon çerçevesinde gerçekleştirmesi
beklenmektedir.
Ülkemizde psikolojik danışma ve rehberlik alanında,
yasalarla belirlenmiş genel bir tanımı olmadığı
sürece, bu mesleğin, bağımsız meslek icrası için
yeterliliği onaylanmamış kişilerce kötüye kullanımı
söz konusudur.
Türkiye’nin batıya açılma sürecinde olduğu şu
günlerde, psikolojik danışma ve rehberlik alanında
da çağdaş standartların uygulanması gerekliliğine
bağlı olarak bu alanda verilen hizmetlerin koşul ve
esaslarının belirlendiği bir “Meslek Yasası”na
acilen ihtiyaç duyulmaktadır. Bu konuda,
derneğimizce hazırlanan yasa taslağımız, uzun bir
geliştirme süreci sonunda son şekli ile gerekli
hazırlıklardan sonra TBMM’ne sunulmuş ve ilgili
süreç başlatılmıştır.
Kuşkusuz ki, profesyonel bir meslek olarak kabul
edilebilmek, bu yolda her birimizin sorumluluk ve
çabalarının birleştirilmesi ile hız
kazanacaktır.Öyle görünüyor ki içinde bulunduğumuz
21.yüzyılda ,toplum psikolojik danışmanlara her
zamankinden daha fazla ihtiyaç duyacaktır.Daha
sağlıklı bir toplum istiyorsak bu hizmetleri
istenilir düzeye çıkarmak zorundayız. Bu hizmetleri
eğitimde ve eğitim dışında her bireye yeterli
şekilde sunmak zorundayız.
Bu alandaki sorunlar eğitimin sorunlarıdır, toplumun
sorunlarıdır, bireyin sorunlarıdır. Ve bizler bu
sorunların çözümünde gerekli bilgi ve deneyim
birikimine sahip akademisyenler,uygulamacılar ve
öğrenciler olarak sorumluluk üstlenmek istenciyle
buradayız.
Kongrenin programı incelendiğinde Psikolojik Danışma
ve Rehberlik alanının hizmet yelpazesinin nasıl
genişlediği,giderek disiplinlerarası etkileşimlerle
farklı alanlara yapabileceği katkıların daha iyi
değerlendirilmeye başlandığı açıkca görülecektir.Ruh
sağlığı ile ilgili uzmanlık alanları;psikolojinin
pek çok farklı uygulama alanları,sosyal
hizmetler,psikiyatri,özel eğitim gibi farklı
disiplinlerden uzmanların katılımı ile etkileşim ve
hizmet yelpazesinin genişlemesi yeni paradigmaların
bir yansıması olarak okunabilir.
Ulusal Kongrelerimiz,son üç yıldır uluslar arası
katılımlı olarak gerçekleştiriliyor.Bu yıl Güney
Afrika,Romanya,Amerika ve Hollanda’dan katılan alan
uzmanları ile,farklı ülkelerden katkılar bizi
zenginleştirecek.İnanıyorum ki bu kongrede yapılan
çalışmalar Türkiye’de PDR alanının gelişim sürecinde
önemli bir yere sahip olacaktır.
Bir kez daha bir arada olmaktan, yeni çalışmaları
izleyebilecek olmaktan büyük bir mutluluk ve heyecan
duyduğumu ifade ederek sözlerimi tamamlamak
istiyorum.
Başarılı bir kongre dileğiyle, hepinize saygılar
sunuyorum.
Kongre hakkında Ayrıntılı bilgi için;
www.dalyatur.com/pdr