Türk Psikolojik Danışma ve Rehberlik Derneği

Bu sayfayı  
Yazdır  

 

Türk Psikolojik Danışma ve Rehberlik Derneği’nden Anne-Babalara Mesaj:
     Öğrenci Karneleri Doğru Okunmalı

15 Haziran 2007 günü ilk ve orta öğretim öğrencileri karnelerini alarak yılsonu tatiline başlıyor. Bu Konuda karnelerin anne-baba ve öğretmenlerce DOĞRU okunması, DOĞRU değerlendirilmesi ve DOĞRU anlaşılması,karnenin işlevi açısından son derece önemlidir. Karne , öğrencinin BAŞARILI ya da BAŞARISIZ olarak etiketlendiği bir belge değil; öğrencinin bulunduğu eğitim ortamında ondan beklenen bilgi ve beceri alanındaki yeterlilikleri ne derece gösterdiğine ilişkin bir ara değerlendirmedir. Değerlendirmenin işlevi bireye eksiklikleri göstererek gelişmesi için yapılması gerekenler üzerinde yönlendirebilmektir.

Bu nedenle karneler sadece çocuk için değil, öğretmen, okul ve aile için de bir yol göstericidir. Çünkü çocuğun gelişimi ile ilgili olan herkes kendisine “bu yetersizlikleri gidermek için ne yapmalıyız” sorusunu sormalıdır.  O Halde...

 

Anne-babalar, çocuğun karnesini nasıl Okunmalıdır? İşte öneriler:

Karneyi inceledikten sonra önce gördüğünüz “olumlu” yönler ve iyi notlar üzerinde durunuz ve bunlara ilişkin memnuniyetinizi belirtiniz.
Karnedeki kırık notlara ilişkin ifadelerinizi özenle seçiniz. Örneğin; “bu derslerden de başarılı olmak isterdin mutlaka, bu durum seni olduğu gibi bizi de üzdü ama ikinci dönem daha çok çalışman gereken dersleri görmüş olduk”... gibi
Çocuğun karnesine ilişkin kendi duygularını paylaşmasına fırsat verin, duygularını açmaya teşvik edin. Tehditkar ve kaygıya yol açacak ifade ve tarzlardan kaçının.
Daha az başarılı olduğu derslere ilişkin ona nasıl yardımcı olabileceğinizi sorun. “bu konuda bizden istediğin desteği bilmek isteriz. Sana bu konuda yapabileceğimiz bir yardım var mı?” Unutmayın anne-baba olarak çocuğunuza her konuda destek olmak ve yardım etmek sizin görevinizdir.
Çocuğunuza “karnesi nasıl olursa olsun” onu sevdiğinizi ve değer verdiğinizi gerçekçi bir şekilde gösterin. Çocuğunuzun buna inanmasını sağlayın.
Çocuğunuzun başarısını başka çocuklarla özellikle kardeşiyle kıyaslamayın.
Unutmayın “başarılı” bir çocuğa sahip olmaktan daha önemli “sağlıklı ve uyumlu” bir çocuğa sahip olmaktır.
Çocuğunuzun karnesine başkalarına karşı bir “övünme” ya da “utanma” nedeni olarak kullanmayın. Böyle ifadelerden kaçının. Örneğin “bu karneyle konu komşuya rezil ettin bizi!”. “Ben de şöyle göğsümü gere gere çocuğumun karnesini dosta düşmana gösteremeyecek miyim?!”...gibi ifadeler çocuğun kişiliğini zedeler. Unutmayın çocuğunuz, sizin için değil öncelikle kendisi için çalışmalıdır.
Karneyi çocuğun kişiliğinin bütününe yönelik bir değerlendirme aracı olarak kullanmayınız.
Karnesi çok parlak çocuklar ödüllendirilirken, karnesi daha az parlak çocuklar da teşvik edilmelidir. Çocuğa, elde edilen sonuç kadar gösterilen çabanın önemli olduğu mesajı verilmelidir.


Anne-babalar olarak kendi öğrencilik yıllarınızı ve kendi karnelerinizi hatırlayıp, çocuğunuzla empati kurmaya çalışınız. Unutmayın çocuğunuzun

karnesi anne-baba olarak sizin için de bir değerlendirmedir ve her değerlendirme “eksikleri gösteren bir bilgi” dir. Siz kendinize “bu sonuçlar üzerinde benim katkım ne kadar oldu? Hangi davranışlarımızı değiştirmeliyiz? Biz nasıl bir aile ortamı sağlarsak çocuğumuz daha başarılı olabilir?”...diye düşünmeniz için bir fırsattır.

 
    
Okul Psikolojik Danışmanlarına Mesaj:

Okullardaki psikolojik danışmanların (Rehber Öğretmenlerin) mutlaka velilerle görüşerek ilgili açıklamaları yapmaları ve onları doğru yönlendirmeleri gereklidir. Bu konuda kaygı yaşayan öğrencilerle görüşerek gerekli psikolojik destek hizmeti sunulmalıdır.

Öğretmenlere Mesaj:

Tatilin bir dinlenme süreci olduğu düşünülerek öğrencilere fazla ödev verilmemelidir. Tatil dinlenerek, ders ve ödev etkinliklerinin dışında farklı etkinliklerle değerlendirilmelidir. Öğrencilere okuma, sinemaya gitme, ailesi ile birlikte sosyal ve kültürel etkinliklere katılması önerilmelidir.

Öğrencilere Mesaj:

Karne sizin sınavlara yansıyan performansınızın göstergesidir; kişiliğinizin değil. Performansınızdan memnun değilseniz, çalışma alışkanlığınızı gözden geçirerek, çabanızı arttırmalısınız. Bunun için ikinci dönem iyi bir fırsattır. Kendinize güvenin, başaracağınıza inanın.

Son olarak bu konuda kaygı duyan ve olumsuz duygular içinde olan öğrenciler anne-babalar derneğimize başvurarak psikolojik danışma hizmeti alabilirler.

 

Prof. Dr. Binnur YEŞİLYAPRAK

Türk Psikolojik Danışma ve Rehberlik Derneği

A.   Ü. Eğitim Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi

 

   Her Hakkı Türk PDR Derneği' nde Saklıdır.   Kaynak Göstermeden Alıntı Yapılamaz.